Aynı güneşin altındaki demokrasiler
Bugün okuduğum iki haber, bana daha önce okuduğum başka bir haberi de hatırlattı. Okuduğum ilk haber, bugün TÜİK başkan vekilinin açıklamasıydı. Sonradan beyanının yanlış yorumlandığını söylese de, sözlerinin arasında bir kaç ifade dikkatimi çekti. Burada, aslında çoğumuzun bildiği bir şeyi dile getiriyordu Sn. Toprak; bazı kişi ya da kurumların, yönlendirebildiği diğer insanların oylarını kazanmak amacıyla, seçmen kayıt sistemindeki boşlukları değerlendirdiğini söylüyor, sistem değişse dahi, bu kişilerin oy kaynaklarına ulaşmak için yollar bulabildiğinden yakınıyordu.
Bugün içerisinde TechDirt‘de okuduğum diğer haberde ise, Almanya’nın e-oylama sistemini, makina(bilgisayar)ların doğasından kaynaklanan güvensizliği ve daha da önemlisi, makinaların oylama için gerekli şeffaflığı gösterememesi gerekçesiyle anayasaya aykırı bulduğu ifade ediliyor. Başka bir makalede ise, yine bu karardan bahsediliyor ve bireyin oy’unun gizliliği ve seçimlerin şeffaflığının sağlanmasında makinaların yetersizliğiyle açıklanıyor.
Bu iki haber, bana 5 ay önce Finlandiya’da yerel seçimler için pilot bölgelerde yapılan e-oylama sonrasında Slashdot‘da okuduğum başka bir haberi hatırlattı. Habere göre seçimlerde oyların %2 lik kısmı kaybedilmişti. Finlandiya Adalet bakanlığı, teknolojinin sorun çıkarabileceği hakkında uyarılmasın rağmen seçimlerde bu sistemin kullanılmasına onay vermişti. Şubat ayının yine slashdottaki haberde, idari mahkemenin, %2 lik oy kaybının sonucu değiştirmeyeceği, bu yüzden oylamanın tekrar edilmesine gerek olmadığı yönünde karar aldığı ifade edildi. Finler haksızlık ve yasalara aykırılık konusunda biraz söylenseler de olay bu şekilde kapandı.
Bu üç haber bana, devletlerin halklarını ve adalet sistemlerini farklı şekilde yorumladığını ve gördüğünü gösterdi. İlk defa Alman hayranı olarak adlandırılmayacağım, kaldı ki ülkemin ilk Alman hayranı da değilim :) ancak Alman’ların aldığı bu karar, gerçekten hayranlık uyandırıcı.Bizim ülkemizde, oyun gizliliğini bir yana bırakın, yönlendirilebilirliği doğallaşırken, aynı güneşin altındaki bir başka toprakta, çok daha güvenilir olabilecek bir teknolojiden dahi çekinceler duyabilecek sağ duyuda bir anlayış hakim.
Seçmen listelerinin tartışılmadığı, şaibelerin çıkmadığı bir seçim hatırlamıyorum ülkemde. Sebebi ister altyapıdaki eksiklikler ve yetersizlikler olsun, isterse birilerinin bazı açıkları değerlendirmesi olsun, bu hatalar en nihayetinde yasalara aykırı bir durumu gösteriyor. Sizce de birilerinin, “ne yapalım, altyapımız bu kadarına yetiyor” ya da “ne yapılırsa yapılsın, birileri yolunu buluyor” şeklinde açıklamalar yapması, çağdaş uygarlık seviyesinin çok uzağına düşürmüyor mu bizi? Sadece “hukukun üstünlüğü”nü istiyorum, çok mu?
2 Notes/ Hide
-
kokeksibir bunu gönderdi
