İçerik ve Ürün
Bugün techdirt‘te okuduğum yazı içeriğin ticari anlamını ne kadar dar yorumladığımı farkettirdi bana. Yazıda bahsedilen o kadar yalın bir mantık üzerine kurulu ki, bunu daha önce fark etmemiş olmaktan dolayı utanmadım değil. Üstelik yazıda bu konuda bir kaç yıl öncesinde yazılmış başka bir yazıya da link var ki, daha önce haberdar olmadığım için bir kere daha utandım.
Özetle hikaye şudur; müziğin kendisi bir ürün değildir, insanlar CD’ye, ya da dosya’ya para verirler, müziğe ulaşabilecekleri ürüne para verirler. Ya da konsere giden insanlar yine müziğe ve gösteriye ulaşmak için bilet alırlar. Aynı şekilde, kitabın içeriği ürün değildir, içeriğin taşındığı kağıt, dosya vb. üründür. Kısaca satılan şey içeriğin kendisi değildir! O halde içeriğe ilgi duyan kitlenin beklentileri doğrultusunda gelir modelleri çeşitlendirilebilir. Yazıda müzik içeriğinin ürün olmadığı üç nedenle açıklanmış;
- Yıllarca müzik endüstrisi insanların içeriği satın aldığına inanmışlardı. Ancak müziğin dijitalleştirilmesi, içeriğin satın alınan medyadan ayrılıp kontrol-dışı taşınabilir ve paylaşılabilir hale getirilmesine sebep oldu. Dijital dünya sayesinde “müzik ürüne değildir” fikri yaygınlaştı ve alternatif ticari yöntem arayışlarına yol açtı.
- Müziğin büyük ticari kazançlar getiren asıl ürün olmadığının anlaşılması, müziği çevreleyen şeylerin yeniden değerlendirilmesi ve ticari ürün haline getirilmesi için yaratıcılığı tetikledi. Müzik ne CD’dir ne de indirilen bir dosya. Müzik her hangi bir şeye değer katabilir. Hatta “Significant Objects” durumundaki gibi belirli fiziksel nesneleri kullanıp yaratılan içerik ile nesnelerin fiyatlarının üzerinde ve daha kolay satılması sağlanabilir.
- İçerik üründen ayrıldığında, artık içeriğin hayranlarına sizin satmak istediğiniz ürünü satmak zorunda kalmaz, satın almak istedikleri ürünlere içeriği katma değer olarak ekleyebilirsiniz. Hayran kitlenizi analiz edip ilgi alanlarını tespit ettiğinizde, onlara rahatlıkla para vermek isteyecekleri ürünler sunabilirsiniz…
Tamamen aşikar bir yöntem, yıllarca da müziğin katma değer olarak kullanıldığını biliyoruz aslında. Yine de bu şekilde ifade edilene kadar, ben fark edememiştim bu gerçeği. Ben neyse de, içerik odaklı endüstrilerin de tam olarak fark edemediğini düşünüyorum, sizce?
Kaynak: techdirt.com
